• 0212 327 9 990
  • info@ateshukuk.com

Tüketici Hukuku

Tüketici kimdir ?

Tüketici ticari veya mesleki amaçlar dışında malı satın alan kişidir. Mesela bir oto galerisi satmak amaçlı aldığı araçta tüketici vasfına sahip değildir. Ancak internetten çocuğuna cep telefonu sipariş eden veya kullanmak için galeriden araç alan kişi tüketicidir.

Ayıplı mal nedir ? 

 “Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır.” Ayıp, tüketici ile satıcı arasında kararlaştırılan niteliğe aykırı mal teslimi halinde ortaya çıkar. Satın alınan balın şeker içermesi, alınan 2.el otomobilin kilometresinin düşük olması, sanal ortamda verilen cep telefonu siparişinde başka bir model telefonun gönderilmesi veya BTK nezdinde kayıtlı olmayan yada klonlanmış telefonun gönderilmesi gibi tüm vakıalarda ayıp söz konusudur.

Ayıplı mal ile ilgili nereye başvurulur?

 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a göre;  Tüketici Hakem Heyetleri ve/veya Tüketici Mahkemeleri’ne müracaat edebilir. Buna göre, Tüketici Hakem Heyetlerine yapılacak başvurularda, Büyükşehir statüsünde olan illerde değeri 6 bin 920 Türk Lirası’nın altında bulunan uyuşmazlıklarda İlçe Tüketici Hakem Heyetleri, yine Büyükşehir statüsünde olan illerde değeri 6 bin 920 Türk Lirası ile 10 bin 390 Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda İl Tüketici Hakem Heyetleri ve Büyükşehir statüsünde olmayan illerin merkezlerinde ve bağlı ilçelerde değeri 10 bin 390 Türk Lirası’nın altında bulunan uyuşmazlıklarda İl Tüketici Hakem Heyetlerine başvurulması zorunludur.

Tüketici başvurusunu mal veya hizmeti satın aldığı veya ikametgâhının bulunduğu yerdeki Tüketici Hakem Heyetleri veya Tüketici Mahkemeleri aracılığıyla yerine getirir. Heyetin vereceği karara karşı taraflar 15 gün içinde Tüketici Mahkemelerine giderek itiraz edebilir.

Satın alınan ürün ayıplı çıkarsa tüketicinin hakları nelerdir ?

Satın alınan mal ya da hizmetin ayıplı olması halinde kanun tarafından tüketiciye verilmiş olanaklar mevcuttur. Bu olanaklardan birini Tüketici tarafından kullanılması diğer haklarını kullanmaya engel olmaktadır. O nedenle hangi seçimlik hakkı kullandığınızı Satıcı’ya yöneltmeden önce bu konuda sağlıklı bir karar verdiğinizi düşünmenizi tavsiye ederiz. Tüketici dilerse;

1) Satın aldığı ayıplı ürünü geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönebilir,

2) Satılanı geri vermek istemezse ayıp oranında indirim isteyebilir,

3) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, tüm masraflar satıcıya ait olarak onarım isteyebilir,

4) Mümkünse, ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini talep edebilir.

Dönme halinde tüketici ödediği bedelin faiziyle iadesinin yanı sıra, yapmış olduğu giderlerin ödenmesini ve doğrudan zararının tazminini talep edebilecektir. Hatta öyle ki, satıcı kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini ispatlamadıkça tüketicinin dolaylı yoldan uğradığı zararları da gidermek yükümlülüğü altına girmektedir.

Ayıplı malı internet üzerinden satın alındığı hallerde ürün ayıplı olmasa dahi internetten veya televizyon üzerinden görerek sipariş verdiği ürünlerde 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeden ve bedel ödemeden sözleşmeden cayabilir.

Kanun koyucu tüm bu olanakların yanı sıra tüketiciye, eski kanundan farklı olarak, belirli süre içinde ihbar yükümlülüğü de getirmemiştir. Burada tek dikkat edilmesi gereken nokta ayıplı mallarda 2 yıllık ve 5 yıllık zamanaşımı süreleridir. Bu zamanaşımı süreleri malın teslim tarihinden itibaren başlayacak olup taşınır mallarda 2 yıl, taşınmaz mallarda 5 yıldır. Üstelik bunun yanı sıra ayıp satıcının ağır kusuru veya hilesiyle gizlenmişse tüketici bu zamanaşımı süreleriyle de sınırlanmayacakır. Mesela son zamanlarda basına yansıyan bir örnekte 0 km araç alan bir tüketicinin aldığı aracın 2.el çıkması vakıasında; tüketici satıcının hilesi varsa hilesine yoksa onun ağır kusuruna dayanarak aradan yıllar geçtikten sonra dahi arabayı iade edebilecek ve ödediği parayı geri alabilecektir. Yine satıcının sanal ortamlarda verdiği ilanda saç dökülmesine karşı çözüm olarak sunduğu şampuan bu niteliği haiz değilse tüketici burada da süre sınırına tabi olmadan haklarını kullanabilecektir.

Tüm bu tüketici lehine olan düzenlemelerin yanı sıra, tüketici lehine olan bir diğer düzenlemede ayıbın teslimden itibaren 6 ay içinde çıkması halinde malın ayıplı teslim edilmediğini ispat yükünü satıcıya yüklemektedir. Yani satıcı tarafından teslim edilen bir cep telefonunda, tüketici teslimden itibaren 6 ay içinde telefonun camının kırık olduğu iddiasını ileri sürerse, satıcı telefonun camının kırık teslim edilmediğini ispat yükü altına girecektir.

Ancak 6502 sayılı Kanunda her şeyin bu kadar kusursuz ve tüketici yararına düzenlendiğini söylemek kanaatimizce isabetsiz olacaktır. Yeni dönemde en çok tartışılacak hüküm kanunun 10.maddesinin 2.fıkrası olacağa benziyor. Bu maddede kanun koyucu;

“ Tüketicinin, sözleşmenin kurulduğu tarihte ayıptan haberdar olduğu veya haberdar olmasının kendisinden beklendiği hâllerde, sözleşmeye aykırılık söz konusu olmaz. Bunların dışındaki ayıplara karşı tüketicinin seçimlik hakları saklıdır.”

demek suretiyle ciddi tartışmaları kendisine toplamıştır. Tüketici sözleşme kurulduğu tarihte ayıptan haberdar ise sözleşmeye aykırılık dolayısıyla da ayıp söz konusu edilemeyecektir. Bir aracı tavanı boyalı olduğunu bilerek alan kişi artık ayıp iddiasında bulunamayacaktır.  Ancak mesele maddenin devamında ortaya çıkmaktadır. Kanun koyucunun dediği “haberdar olmasının kendisinden beklendiği hallerde” ifadesinden ne anlaşılmalıdır? Bu ifadenin içine aslında her şeyi dâhil edebilmek olanaksız değil.

Tüketici mahkemesinde arabuluculuk zorunlu mu?

Dava şartı olan arabuluculuk müessesesi 28/7/2020 tarihli ve 31199 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile tüketici uyuşmazlıklarında zorunlu hale getirilmiştir. Yasal sınırın üstünde kalan ve konusu para olan tüketici dava açmadan önce Adliye Arabuluculuk Bürolarına veya ihtiyari olarak da Arabuluculara başvuru yaparak anlaşmama belgesini dava dilekçenizin ekinde sunmalısınız. Aksi takdirde dava usulden reddedilir.

Tüketici mahkemesinde dava açmak harca tabi mi?

Tüketici mahkemeleri nezdinde tüketicilertüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftır. Değeri ne olursa olsun, harç hesabı nisbi orandan değil maktu olarak hesaplanır. 
tr_TRTurkish
Görüşmeyi başlat
İletişime Geçin
Canlı Yardım
Merhaba,
Size nasıl yardımcı olabiliriz?